
28 Serisinin üçüncü filmi olan 28 Years Later‘ı sonunda izleme fırsatı buldum. Film tıpkı diğer bölümlerinde olduğu gibi gerilimi bir saniye bile düşürmeden izleyiciyi ekrana kilitlemeyi başarıyor. Eğer Salgın Temalı Filmleri ve Hayatta Kalma Temalı Filmleri seviyorsanız bu üçleme en iyilerinden diyebilirim.
Önceki filmler; 28 Days Later, 28 Weeks Later
28 Years Later Konusu
Serisinin üçüncü filminde yine Rage Virüsünün etkileri ile karşı karşıya geliyoruz. Virüsden yaklaşık 30 yıl sonra İngilteredeyiz. “Enfekte” olarak adlandırılan zombiler bu filmde biraz evrimleşmiş görünüyor. “Enfekte” olarak adlandırılan zombiler “alçak gezenler”, “hızlılar” ve “Alfa” olarak üç gruba ayrılmış durumda. “Alçak Gezenler” yerde sürünen yavaş ilerleyen dolayısıyla diğerlerine göre daha az zararlı olan zombi türü. “Hızlılar” ise adından da anlaşılacağı üzere normal koşan zombiler. “Alfa” ise diğer zombilere göre daha cüsseli, daha zeki ve daha güçlü olan zombi. Yani en tehlikeli olanı.
Film, Spike ve ailesi etrafında dönüyor. Ana kara ile basit bir yol mesafesinde bir adada yaşanyan ekip, suların alçalması ile ana karaya gidip geliyorlar. Sular yükselince yol sular altında kalıyor. (Bu durum ada güvenliği için oldukça önemli) 12 yaşında olan Spike hasta annesi ve babası ile yaşıyor. Ve birgün babası ile ana karaya gidiyor. Orada gördüğü “Enfekteler” evinin ne kadar kıymetli olduğunu anlamasını sağlıyor. Bu tehlikeli deneyim Spike’a hasta annesini tedavi edebilme umudu doğuruyor. Ada dışında tek başına yaşayan ve adalılar tarafından “deli” olduğu düşünülen Dr. Kelson, Spike’ın annesini tedavi edebilir mi? Spike annesi için zor bir karar vermek zorunda kalıyor.


0 Comments