Yazarlık Yolculuğuna Nereden Başlamalı?


1497
Yazma alışkanlığı

Yazarlık… Kulağa ne kadar büyülü geliyor, değil mi? Bir gün kitapçı raflarında kendi isminizi görmenin hayali, başkalarının duygularına dokunmanın sessiz sevinci… Ama bu yolculuğa nasıl başlanır? İlk adım ne olmalı? Sorular çok, yanıtlar ise çoğu zaman karmaşık. Oysa yazarlık, ulaşılmaz bir zirve değil; adım adım çıkılan bir yol. Ve bu yolun en önemli özelliği, herkesin kendi rotasını çizmesi gerektiğidir. Yazarlık yolculuğuna başlamak için ihtiyacınız olan ilk şey, büyük bir ilham kaynağından çok, küçük bir kararlılıktır.

Yazmaya başlamak için önce neyi yazmak istediğinizi değil, neden yazmak istediğinizi kendinize sormanız gerekir. Yazma isteğinizin altında yatan duygu nedir? İçinizde birikmiş kelimeleri dökmek mi istiyorsunuz, yoksa bir başkasının sizi anlamasını mı bekliyorsunuz? Cevap her neyse, bu sizin yakıtınız olacak. Çünkü yazmak bir defaya mahsus değil, sürdürülebilir bir uğraştır. Eğer niyetiniz sadece “kitap yazmak” ise, o kitap belki de hiç bitmeyebilir. Ama “yazmak” için yazıyorsanız, kitap bir gün kendiliğinden gelecektir.

Yazarlık yolculuğuna başlarken, teknik bilgi birikimi şart değildir, ama okuma alışkanlığı vazgeçilmezdir. Yazmak istiyorsanız önce çokça okumalısınız. Farklı türlerde, farklı yazarlardan… Dili nasıl kullandıklarını gözlemlemeli, anlatım biçimlerini içselleştirmelisiniz. Bu süreçte sadece edebi metinlerle değil, günlüklerle, denemelerle, mektuplarla da haşır neşir olun. Çünkü yazarlık sadece kurgu oluşturmak değildir; aynı zamanda kendini ifade etme sanatıdır. Kimi zaman basit bir gözlem, bir romanın kapısını açabilir.

Peki, yazma pratiği nasıl başlatılır? Cevabı aslında oldukça basit: Yazarak. Defter alıp karalamak, blog açmak, her gün birkaç cümle yazmak… Bunların hepsi başlangıç için fazlasıyla yeterlidir. Mükemmel yazma çabası, çoğu zaman başlangıcın önündeki en büyük engeldir. Bu yüzden ilk metinlerinizin kusurlu olmasına izin verin. Yazarken sesinizi bulmanız zaman alacak, ama bu süreçte vazgeçmeden ilerlemek en değerlisidir. Unutmayın, iyi bir yazar önce kötü yazarak başlar.

İlham bulmakta zorlandığınızda, dışarıya değil kendinize dönün. Günlük tutmak, geçmiş anıları yazmak, rüyalarınızı not almak gibi kişisel metinler, yazarlık yetinizi güçlendiren güçlü birer araçtır. Yazarlığın temelinde gözlem yapmak yatar. Çevrenizde olanları dikkatle izleyin, detayları yakalayın. Sokakta gördüğünüz bir yüz, bir konuşma kırıntısı ya da bir çocukluk anısı size bir hikâyenin ilk cümlesini fısıldayabilir.

Son olarak, yazarlık yolculuğunun bir yarış olmadığını unutmamak gerekir. Kimi yazar 20 yaşında ilk kitabını yazar, kimi 60’ında… Kimi üç yılda bir sayfa, kimi bir gecede üç bölüm… Yazarlık bir üretim biçimidir ama aynı zamanda içsel bir arayıştır. Başkalarıyla değil, kendinizle yarıştığınız bir yol. Ve bu yolda ilerledikçe fark edeceksiniz ki, önemli olan bir kitap yazmak değil; her gün, kelimelerle biraz daha kendinize yaklaşmak…


Beğendin mi? Arkadaşlarınla Paylaş O Zaman!

1497
Mustafa Alnıak
Çılgın bir kalabalığın uğultusuna kulak tıkayan, sükunet içinde okudukları ve yazdıkları ile meşgul dost bir yabancı…

0 Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir