Bazı filmler vardır, üzerinden yıllar geçer ama eskimez. Görüntü kalitesi eskiyebilir, kıyafetler değişebilir, telefonlar artık cebimizde birer bilgisayar olabilir; fakat filmin anlattığı duygu yerinde kalır. Her Şey Çok Güzel Olacak da tam olarak böyle bir film. 1998 yılında Ömer Vargı tarafından çekilen, senaryosunda Hakan Haksun, Ömer Vargı ve Cem Yılmaz’ın imzası bulunan yapım; Cem Yılmaz ile Mazhar Alanson’u aynı hikayenin merkezinde buluşturuyor. Film, 27 Kasım 1998’de vizyona girdi ve bugün geriye dönüp bakıldığında 90’lar Türk sinemasının hafızada kalan filmlerinden biri olarak yerini koruyor.
İlk bakışta Her Şey Çok Güzel Olacak, iki kardeşin başına gelen talihsizlikleri anlatan eğlenceli bir macera filmi gibi görünüyor. Fakat filmin asıl meselesi ne çalınan ilaçlar, ne Bodrum yolları, ne açılmak istenen bar, ne de peşlerine düşen adamlardır. Filmin asıl meselesi iki insanın, özellikle de iki kardeşin, yıllar içerisinde birbirlerinden ne kadar uzaklaşabileceğidir. Ve belki daha önemlisi, insanın hayatında bazı bağların tamamen kopmadığını, sadece uzun süre sessiz kaldığını anlatmasıdır.

Altan ve Nuri: Aynı aileden, bambaşka iki hayat
Filmin merkezinde Altan ve Nuri Çamlı isimli iki kardeş bulunuyor. Altan’ı Cem Yılmaz, Nuri’yi ise Mazhar Alanson canlandırıyor. İki karakter birbirinin neredeyse tam karşıtı. Altan daha hareketli, düşünmeden hareket eden, hayatı biraz kısa yoldan çözmeye çalışan, hayallerinin peşinden giderken başına sürekli bela açan biri. Nuri ise daha sakin, içine kapanık, sorumluluk sahibi ve hayatın gerçekleriyle çoktan barışmış bir karakter. Bu iki kardeş uzun süredir görüşmemektedir. Ta ki hayat onları hiç beklemedikleri bir anda yeniden karşılaştırana kadar. Altan’ın bir kavga sırasında Nuri ile karşılaşması, aslında filmin bütün hikayesini başlatan olaydır. Altan’ın uzun zamandır hayalini kurduğu bir bar vardır ve bu hayali gerçekleştirebilmek için paraya ihtiyacı vardır. Nuri’nin çalıştığı ecza deposu ise onun gözünde bu paraya ulaşmanın bir yolu haline gelir. Fakat Altan’ın hesapsızlığı, iki kardeşi kısa süre içerisinde çok daha büyük bir belanın içine sürükler. Burada filmin önemli bir özelliği ortaya çıkar: Hikaye ilerledikçe Altan’ın amacı değişmeye başlar.
Başlangıçta Nuri onun için daha çok ulaşılması gereken bir araç gibidir. Sonra kardeşlik yeniden ortaya çıkar. Yıllardır konuşulmayan şeyler, geçmişte kalan kırgınlıklar ve aile içinde biriken sessizlikler, yaşanan bütün karmaşanın arasında kendilerine yer bulur.
0 Comments